Pazartesi, Kasım 24, 2014

Alkali Diyeti - Dr. Ayşegül Çoruhlu

Günümüzde herkes zayıf ve sıkı bir vücuda sahip olmak istiyor. Genç ve sağlıklı kalmak için harcanan çabaların farkında olan kapitalist sistem binbir türlü yöntemle umut tacirliği yapıyor. Tabi ki gerçekten işe yarayan yöntemler olduğu kadar işe yaşamayan bir çok diyet, uygulama, kozmetik ürünler var.  Birbirini yalanlayan diyetlerden sıkıldıysanız, sağlıklı yaşamak ve bunun sonucu olarak sağlıklı bir bedene sahip olmak istiyorsanız yazının bundan sonrası sizi çok ilgilendiriyor.
Her şey kızımı nasıl daha sağlıklı besleyebilirim sorusu ile başladı. Bu kadar obezite ve hastalıklar etrafımızda gezinirken bir şeyleri yanlış yaptığımız kesindi. Araştırdıkça Alkali beslenmeyi daha sık duymaya başladım. En sonunda yolum Ayşegül Çoruhlu'nun "Alkali Diyeti" kitabı ile kesişti ve taşlar yerine oturdu diyebilirim. Ilk olaraksöykeyebileceğim kitabın başlığında diyet yazmasına takılmayın. Aslında sağlıklı beslenme ile ilgili harika bir rehber. Zayıflamak zaten bunun pozitif bir yan etkisi olarak doğal gelişen bir süreç. Zayıf kişilerde sağlıklı yaşamak için ve hastalıklardan özellikle kanserden uzak durmak için bu kitabı okuyup uygulamalı.  
Aşağıda kitapla ilgili kısa bir tanıtım yazısı bulacaksınız


Asit Alkali Dengesini Koruyarak Toksinlerden Arinma ve Kilo Verme Rehberi

İleri anti-aging yaklaşımlarını ülkemizde ilk uygulayan hekimlerden Dr. Ayşegül Çoruhlu, diyetin biyokimyasını hücre düzeyinde bir denge ile açıklıyor. Diğer tüm diyet önerilerinin eksik bıraktığı parçayı yerine koyuyor: İşe en basit biçimde “iç” çevrenizi temiz tutarak başlamanızı öneriyor.

Ne kadar yağ, ne kadar vitamin, ne kadar protein? Genellikle bunlara odaklanıyoruz oysa dikkat edilmesi gereken başka bir nokta daha var:

Vücudun genel iyilik ve sağlık halini belirleyen ASİT- ALKALİ DENGESİ.

İnsan organizması hafif alkali olmak üzere programlanmıştır. Aşırı asitlenme farkında olmadığımız en büyük gizli tehlikedir.

Kanser, kolesterol, osteoporoz, aşırı kilo alımı, kilo verirken yağ yerine kas kaybetmek, kırışıklıklar, cilt sarkması gibi birbiriyle ilgisiz görünen rahatsızlıklar aynı sebepten kaynaklanırlar: Vücudun aşırı asitlenmesi, yani iç ortamımızın kirliliği.

Çözüm basittir:

Asit yapan yiyecekleri azaltıp, alkali yapan yiyecekleri artırmaktır. Gerçek evimiz olan vücudumuzu temiz tutmaktır. Et yiyorsak yanında yiyeceğimiz bol yeşillik günahlarımızı silecektir. İçeceğimiz suya yapacağımız küçük bir dokunuş onu kat kat daha faydalı hale getirecektir. Asit alkali dengemizi iyi kurarsak, hayatın tadı tuzu olan kaçamaklarımız için de ağır bir bedel ödemeyiz.

Daha önce kimsenin diyetin biyokimyasını böylesine mercek altına almadı, tek bir hücrenin sağlığının, genel ruhsal-bedensel iyiliği belirlediğini böylesine net ve akıcı bir dille ortaya koymadı. Kalori hesaplarını, karbonhidrat-protein oranlarını, kan grubu formüllerini bir kenara bırakıp Alkali bir diyeti seçmek insanın sağlığı için verebileceği en basit ama en büyük destektir

www.alkalidiyet.com


Pazar, Kasım 09, 2014

Mucize mor içecek

İşte müthiş bir içecek tarifi daha. Bu sefer bol miktarda sebze ve meyve karışımı var. Çocuğunuza bu tarz sebze sularını alıştırırken önce meyve oranını fazla tutup zamanla sebze suyunu arttırarak yumuşak bir geçiş yapabilirsiniz. 
Bu karışımın en dikkat çeken öğesi çim. Çimin içerisindeki klorofil tam bir yaşam kaynağı, vücut direncini arttıran bu süper gıdayı herkesin tüketmesi gerek. Fakat çimin suyunu çıkartmak gerekiyor çünkü çiğ olarak sadece yenildiğinde hazmı zor olduğu için içerdiği besinler tam olarak sindirilmiyor. Ben bu işlem için Ariston slow juicer kullanıyorum. Meyve ve sebzelerin besin değerlerini kaybetmeden en yüksek miktarda suyunu çıkarma özelliğine sahip yeni bir mekanizmaya sahip. 
Diğer malzemeler
1. Çiğ bal kabağı ( Şaka değil :) ) 
2. Maydanoz 
3. Bir kaç yaprak fesleğen
4. Salatalık 
5. Mor lahana ( Mor rengi veren sebze. Morlar genelde yeşillerden daha üstündür) 
6. Havuç
7. Yeşil elma ( Şeker oranı daha az olduğu için elma olarak yeşil elmayı tercih edin )
8. Havuç ( Fazla kullanımı şeker yükü oluşturur ) 
Hepsini slow juicerdan geçirdim sadece pipet ekledim. İşte bu kadar :) 

Salı, Kasım 04, 2014

Kokos kurabiye (şekersiz,sütsüz,yumurtasız)

Minik gurmeler için harika bir kurabiye tarifi. Üstelik yapımı çok kolay ve lezzetli. 
Bu kurabiyenin içinde şeker, un,süt, yumurta yok. İçerik çok basit 
2 Adet olgun muz
2 Yemek kaşığı Hindistan cevizi tozu 
Daha tatlı bir kurabiye istenirse  bir tatlı kaşığı fıstık ezmesi eklenebilir. 
Alabildiği kadar yulaf ezmesi.
Muzları ve fıstık ezmesini blendırdan geçirelim içine hindistan cevizini ve yulafı ekleyelim. Yulafı, karışım klasik bir kurabiye hamuru kıvamı alana kadar eklemeye devam edelim. Rahat yiyebilmeleri için çok sert bir hamur yapmıyorum. İçinin pişmesi için disk halinde yuvarlayıp yağlı kağıda diziyoruz. 180 derece fırında yaklaşık 20 dk yeterli oluyor. Toplam 30-35 dk da sıcacık kurabiyeler hazır :) 



Not: Çocukları şekere ne kadar geç alıştırırsak o kadar iyi. Son yıllardaki araştırmaların kanıtladığına göre şeker  vücudun direnç mekanizmasını zayıflatıyor ve hastalıklara yakalanma riskini arttırıyor. Özellikle çocuğunuz gripse neşesi gerine gelsin, hiç olmazsa boğazına bir şey girsin mantığı ile şekeri gıdaları vermek hastalığının uzamasına neden oluyor.