Salı, Aralık 09, 2014

Alternatif kabak tatlısı

Bu kabak tatlısı hem çocuklar için harika, hem de büyükler için sağlıklı bir kaçamak. İçeriğinde beyaz şeker yok, sadece kuru meyvelerle tatlandırıyoruz.  Tarife gelince;Yarım kilo küp küp dilimlenmiş bal kabağı ve 2-3 adet hurma ve kuru kayısıyı buharda yumuşayıncaya kadar pişirelim. Blendırdan geçirip üzerine dövülmüş ceviz ve tahin ekleyelim. Bu kadar basit ve lezzetli. Tatlı ihtiyacını anında gideriyor. Tatlılık oranını hurmaları ekleyip çıkararak değiştirebilirsiniz. Tahin ve ceviz belirli bir aydan sonraki bebeklere verildiği için öncesinde mutlaka doktorunuza sorun. Özellikle tahin çok besleyici fakat alerji yapma ihtimali yüksek bir yiyecek. Afiyet olsun :)

Pazartesi, Kasım 24, 2014

Alkali Diyeti - Dr. Ayşegül Çoruhlu

Günümüzde herkes zayıf ve sıkı bir vücuda sahip olmak istiyor. Genç ve sağlıklı kalmak için harcanan çabaların farkında olan kapitalist sistem binbir türlü yöntemle umut tacirliği yapıyor. Tabi ki gerçekten işe yarayan yöntemler olduğu kadar işe yaşamayan bir çok diyet, uygulama, kozmetik ürünler var.  Birbirini yalanlayan diyetlerden sıkıldıysanız, sağlıklı yaşamak ve bunun sonucu olarak sağlıklı bir bedene sahip olmak istiyorsanız yazının bundan sonrası sizi çok ilgilendiriyor.
Her şey kızımı nasıl daha sağlıklı besleyebilirim sorusu ile başladı. Bu kadar obezite ve hastalıklar etrafımızda gezinirken bir şeyleri yanlış yaptığımız kesindi. Araştırdıkça Alkali beslenmeyi daha sık duymaya başladım. En sonunda yolum Ayşegül Çoruhlu'nun "Alkali Diyeti" kitabı ile kesişti ve taşlar yerine oturdu diyebilirim. Ilk olaraksöykeyebileceğim kitabın başlığında diyet yazmasına takılmayın. Aslında sağlıklı beslenme ile ilgili harika bir rehber. Zayıflamak zaten bunun pozitif bir yan etkisi olarak doğal gelişen bir süreç. Zayıf kişilerde sağlıklı yaşamak için ve hastalıklardan özellikle kanserden uzak durmak için bu kitabı okuyup uygulamalı.  
Aşağıda kitapla ilgili kısa bir tanıtım yazısı bulacaksınız


Asit Alkali Dengesini Koruyarak Toksinlerden Arinma ve Kilo Verme Rehberi

İleri anti-aging yaklaşımlarını ülkemizde ilk uygulayan hekimlerden Dr. Ayşegül Çoruhlu, diyetin biyokimyasını hücre düzeyinde bir denge ile açıklıyor. Diğer tüm diyet önerilerinin eksik bıraktığı parçayı yerine koyuyor: İşe en basit biçimde “iç” çevrenizi temiz tutarak başlamanızı öneriyor.

Ne kadar yağ, ne kadar vitamin, ne kadar protein? Genellikle bunlara odaklanıyoruz oysa dikkat edilmesi gereken başka bir nokta daha var:

Vücudun genel iyilik ve sağlık halini belirleyen ASİT- ALKALİ DENGESİ.

İnsan organizması hafif alkali olmak üzere programlanmıştır. Aşırı asitlenme farkında olmadığımız en büyük gizli tehlikedir.

Kanser, kolesterol, osteoporoz, aşırı kilo alımı, kilo verirken yağ yerine kas kaybetmek, kırışıklıklar, cilt sarkması gibi birbiriyle ilgisiz görünen rahatsızlıklar aynı sebepten kaynaklanırlar: Vücudun aşırı asitlenmesi, yani iç ortamımızın kirliliği.

Çözüm basittir:

Asit yapan yiyecekleri azaltıp, alkali yapan yiyecekleri artırmaktır. Gerçek evimiz olan vücudumuzu temiz tutmaktır. Et yiyorsak yanında yiyeceğimiz bol yeşillik günahlarımızı silecektir. İçeceğimiz suya yapacağımız küçük bir dokunuş onu kat kat daha faydalı hale getirecektir. Asit alkali dengemizi iyi kurarsak, hayatın tadı tuzu olan kaçamaklarımız için de ağır bir bedel ödemeyiz.

Daha önce kimsenin diyetin biyokimyasını böylesine mercek altına almadı, tek bir hücrenin sağlığının, genel ruhsal-bedensel iyiliği belirlediğini böylesine net ve akıcı bir dille ortaya koymadı. Kalori hesaplarını, karbonhidrat-protein oranlarını, kan grubu formüllerini bir kenara bırakıp Alkali bir diyeti seçmek insanın sağlığı için verebileceği en basit ama en büyük destektir

www.alkalidiyet.com


Pazar, Kasım 09, 2014

Mucize mor içecek

İşte müthiş bir içecek tarifi daha. Bu sefer bol miktarda sebze ve meyve karışımı var. Çocuğunuza bu tarz sebze sularını alıştırırken önce meyve oranını fazla tutup zamanla sebze suyunu arttırarak yumuşak bir geçiş yapabilirsiniz. 
Bu karışımın en dikkat çeken öğesi çim. Çimin içerisindeki klorofil tam bir yaşam kaynağı, vücut direncini arttıran bu süper gıdayı herkesin tüketmesi gerek. Fakat çimin suyunu çıkartmak gerekiyor çünkü çiğ olarak sadece yenildiğinde hazmı zor olduğu için içerdiği besinler tam olarak sindirilmiyor. Ben bu işlem için Ariston slow juicer kullanıyorum. Meyve ve sebzelerin besin değerlerini kaybetmeden en yüksek miktarda suyunu çıkarma özelliğine sahip yeni bir mekanizmaya sahip. 
Diğer malzemeler
1. Çiğ bal kabağı ( Şaka değil :) ) 
2. Maydanoz 
3. Bir kaç yaprak fesleğen
4. Salatalık 
5. Mor lahana ( Mor rengi veren sebze. Morlar genelde yeşillerden daha üstündür) 
6. Havuç
7. Yeşil elma ( Şeker oranı daha az olduğu için elma olarak yeşil elmayı tercih edin )
8. Havuç ( Fazla kullanımı şeker yükü oluşturur ) 
Hepsini slow juicerdan geçirdim sadece pipet ekledim. İşte bu kadar :) 

Salı, Kasım 04, 2014

Kokos kurabiye (şekersiz,sütsüz,yumurtasız)

Minik gurmeler için harika bir kurabiye tarifi. Üstelik yapımı çok kolay ve lezzetli. 
Bu kurabiyenin içinde şeker, un,süt, yumurta yok. İçerik çok basit 
2 Adet olgun muz
2 Yemek kaşığı Hindistan cevizi tozu 
Daha tatlı bir kurabiye istenirse  bir tatlı kaşığı fıstık ezmesi eklenebilir. 
Alabildiği kadar yulaf ezmesi.
Muzları ve fıstık ezmesini blendırdan geçirelim içine hindistan cevizini ve yulafı ekleyelim. Yulafı, karışım klasik bir kurabiye hamuru kıvamı alana kadar eklemeye devam edelim. Rahat yiyebilmeleri için çok sert bir hamur yapmıyorum. İçinin pişmesi için disk halinde yuvarlayıp yağlı kağıda diziyoruz. 180 derece fırında yaklaşık 20 dk yeterli oluyor. Toplam 30-35 dk da sıcacık kurabiyeler hazır :) 



Not: Çocukları şekere ne kadar geç alıştırırsak o kadar iyi. Son yıllardaki araştırmaların kanıtladığına göre şeker  vücudun direnç mekanizmasını zayıflatıyor ve hastalıklara yakalanma riskini arttırıyor. Özellikle çocuğunuz gripse neşesi gerine gelsin, hiç olmazsa boğazına bir şey girsin mantığı ile şekeri gıdaları vermek hastalığının uzamasına neden oluyor. 

Pazar, Eylül 28, 2014

Pembe smoothie

Smoothieler yaz mevsiminde serinlemek için ideal içecekler. Diğer taraftan meyveyi tam olarak tükettiğiniz için de oldukça sağlıklı. O yüzden sebze ağırlıklı malzemelerim varsa suyunu çıkarmayı, meyve ağırlıklı malzemelerim varsa smoothie yapmayı tercih ediyorum. Böylece aşırı meyve şekeri tüketiminin önüne geçmiş oluyoruz. 
Benim smoothielerimdeki baş malzeme iyice olgunlaşmış avokadodur. Avokado yüksek alkali, faydalı yağlara sahip, oldukça besleyici bir yiyecek. Smoothieye kremamsı bir lezzet katıyor. Mutlaka denemenizi tavsiye ederim. Buz yerine de dondurulmuş çilek ve böğürtlen kullanıyorum. Her ikisi de buzdolabında uzun süre dayanmadığı için mevsiminde alıp buzluğa atmakta fayda var. 
İşte iki bardaklık pembe smoothiemiz.

Pazartesi, Eylül 22, 2014

Şekersiz kuruyemişli kek



Ne zamandır şekersiz bir kek yapmak istiyordum sonunda kendi kafamdan oluşturduğum tarifle beklediğimden çok daha güzel bir kek pişirdim. Malzemeler biraz fazla çeşitli gelebilir. Siz elinizde olanları ekleyebilir ya da hoşlanmadığınız bir tat varsa çıkarabilirsiniz. Benim kekimde ceviz yok badem var. Badem yerine ceviz koymak isteyenler miktarı çok abartmasın acı olabilir. Çocuklar için çok besleyici harika bir atıştırmalık
İçindekiler;
4 Adet organik yumurta,bir su bardağı kuru kayısı, bir su bardağı kuru incir, yarım su bardağından biraz fazla badem, avuç içi kadar keten tohumu,bir tutam goji berry kurusu, iki yemek kaşığı tereyağı, 1,5 bardak keçi sütü, 1 su bardağına yakın sıvı yağ, bir yemek kaşığı keçiboynuzu tozu, susam,vanilya, kabartma tozu, tam buğday unu.
Oda sıcaklığındaki yumurtaları uzun süre çırpalım. Küçük doğranmış kuru incir, kuru kayısı,tereyağı, badem ve bir miktar keçi sütünü rondoya koyup küçük parçalar haline gelinceye kadar parçalayalım. Çırpılmış yumurtaya sıvı yağı ve bu karışımı ekleyelim. Vanilya ve kabartma tozunu da ekledikten sonra kek kıvamına gelene kadar tam buğday unu ekleyelim. ( Zaten karışımın yapısı yoğun olduğu için çok un kullanmamıza gerek kalmıyor) Yağladığımız kek kalıbınaarışımı boşaltalım. Süslemek için susam kullanabiliriz. 180 derecede 40-45 dakika pişirelim. ( ben keki soğuk fırına koyuyorum daha güzel kabarıyor) . Afiyet olsun :) tadanlar çok beğendi siz de fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.





Perşembe, Eylül 18, 2014

Harika Yeşil

Sebze meyve suları buzdolabının bir köşesinde kalan bozulmaya yüz tutmuş sebze ve meyveleri değerlendirmek için de harika bir seçenek. Bu sefer Klorofilin gücünden tam anlamıyla yararlanmak istedim. İçimi güzel bir karışım oldu. 

Sebze meyve sularının gücü

Kısa süre önce beslenme tarzıma eklediğim sebze ve meyve suları ile ilgili bir yazı yazacakken tesadüf internette bir röportaj ile karşılaştım.  Benim söylemek istediğim çoğu şeyi çok iyi özetlemiş. Öncelikle aşağıdaki röportajı okumanızı tavsiye ederim. Sonrasında ise kendi yaptığım bir kaç tarifi paylaşacağım


Meyve suları ve bağımlılık hakkında altı kitap, dört DVD çıkaran, ünlü şirketlerin yönetim kurulu başkanlarından sporculara kadar binlerce kişiyle çalışan İngiliz ‘meyve suyu gurusu’ Jason Vale’den lezzetli ve sağlıklı tarifler aldık.



-Sebzeleri çiğ yiyemediğiniz için öz sularını çıkarmaya başlamışsınız. Bundan biraz bahseder misiniz?
Çiğ sebze ve meyve yemeyi sevmediğim için sularını sıkmakla işe başladım, daha sonra tüm hayatımı kapladı! ‘Özsu’ kavramını da ilk defa 28 yaşımdayken duydum ve şu an da yegane misyonum, kelimenin tam anlamıyla ‘Özsu Dünyası’ oluşturmak... Eğer her gün yeteri kadar meyve ve sebze tüketiyor olsaydık, özsularını çıkarmaya gerek kalmazdı ama maalesef tüketilmiyor. Ayrıca 7 günde 3 buçuk kilo vermeyi garantileyen bir zayıflama programım var. Programın ana prensibi, gerekli besin maddelerini ve enzimleri alırken özenle bir araya getirilmiş taze sıkılmış beş çiğ sebze ve meyve suyundan oluşan 7 günlük bir planı takip etmek.
-“Bu iki sebze ya da meyvenin suyu birleşse, hiç de iyi bir tat olmaz” diye düşünülen ama  ama sonucun hiç de kötü olmadığı tarifler var mı?
İlk olarak ıspanak, kereviz ve salatalık özsu karışımını içmiştim. İğrençti. Daha sonra birkaç elmanın suyunu çıkardım, bu karışıma ekledim ve gerçekten tadı muhteşem oldu. Zaten elma, sebze suyunu lezzetli hale getirmenin anahtarıdır.
-Zencefili sık sık kullanıyormuşsunuz...
Her zaman! Örneğin, her sabah zencefil shot içerim. Yarım elma ve iki buçuk santim taze zencefili alıp meyve sıkacağından geçirdikten sonra, zencefil shot’ı ya da sağlıklı espresso dediğim o içeceği hazırlarım. Zencefil ‘Dr. Özsu’dur, doğanın doktorudur. Ve her zaman yaptığım gibi her sebze suyuna kereviz, salatalık ve çiğ pancarı da eklerim.
MARATON KOŞTURAN KARIŞIM
-İçildiğinde kişide doping etkisi yaratacak bir karışımınız var mı?
Var, adı da Turbo Güç Smoothie... Star Cumartesi okuyucularına da tarifini verebilirim. Ama tarife mutlaka biraz kırmızı pancar da ekleyin. Tarife gelirsek, bir ananasın üçte biri, iki elma, iki kereviz sapı, yarım salatalık, bir avuç ıspanak ve karalahana, bir çiğ pancar ve yarım soyulmuş misket limonunun suyunu çıkarın. Daha sonra biraz buz ve bir taze avokado ile el blenderında karıştırın, afiyetle için. Bu tarif iki kişilik. Kahvaltıda içip üstüne maraton bile koşabilirsiniz! 
-Detoksa yeni başlayanlar için hangi meyveleri önerirsiniz?
Benim favori meyve ve sebzelerim; elma, kırmızı pancar, havuç ve buğday çimi. Avokado, her temel gıda grubunu ve bir dizi besleyici maddeyi içerdiğinden dünyanın tek tam meyvesidir. Kırmızı pancar kan yapar, karaciğeri temizler ve pancar suyunun tüketildikten sonraki yarım saat içinde kan basıncını düşürdüğü kanıtlanmıştır. Elma, hayal edebileceğinizden çok daha fazla vitamin içerir ve yüksek besleyici içeriğinden dolayı birçok tarifimin temel elemanıdır. Havuç, anti-kanser kralı ve mineral açısından gerçek bir şampiyon. Elma suyuyla birlikte harika bir tadı vardır. Buğday çimini santrifüjlü bir sıkacağa koyamazsınız ama bir eziciden taze olarak sıkılmış hali veya toz hali vücudunuz için inanılmaz etkilidir.

KENDİ YAPTIĞIM MEYVE SEBZE KARIŞIMINDAN BİR TARİF

Pazartesi, Eylül 08, 2014

Kışlık yiyecek hazırlıkları

  Sanayinin geliştiği ve dolayısı ile hazır gıdaların mutfakları doldurduğu 80'li yıllarda insanlara sanki paketli her şey daha bir güzel, daha temiz, daha besleyici gelirmiş. Köylüler bile paketli gıdalara hücum edermiş. Aradan geçen 30 yılda giderek artan paketlenmiş gıdalarla birlikte her evden "çağımızın hastalığı" denen kanser vakaları duyulmaya başlandı. Kanserin tek nedeni elbette gıdalar değil. Kullanılan inşaat malzemelerinden tutunda, elektronik kirliliğe kadar daha sayamayacağımız kadar çok öğe var. Bize düşense kendi yaşam alanımızdaki değiştirebileceğimiz her ne varsa ele alıp en doğalına yaklaşmak olmalı. 
  İşte bu sebeble yazın nimetlerinden kışında faydalanmak hem keyifli hem de sağlıklı bir uğraş oldu. Henüz çok usta olduğumu söyleyemem. Fakat araştırdığım kadarı ile dikkat ettiğim püf noktaları beni hata yapmaktan uzaklaştırdı. Ben de bu püf noktalarını bir kenara yazmak istedim ki seneye ne kadardı, nasıldı diye bir daha araştırma yapmaya gerek kalmasın. Sevgili kayınvalidem Fatoş anne de bana yardım etti. Yoksa ben mi ona ettim desem :) 
 



KAVANOZDA DOMATES PÜRESİ 
10 kilo domatese 13 adet yarım litrelik kavanoz kullandık. Domatesin türüne göre kavanoz sayısı değişebilir. Önce domatesler yıkanır, iri parçalara bölünür, öğütücüde püre haline getirilir ve 10 - 15 dakika kadar kaynatılır. Sona doğru içine kaya tuzu atılır. Diğer taraftan kavanozlar ya fırında ya da büyük bir tencerede kaynatılarak mikroptan arındırılır. İsteyen içine sarımsak, zeytinyağı vs. katabilir. Her zaman yeni kapak kullanmak gerekiyor (kapaklar ayrıca satılıyor).  Sos sıcakken kavanoza doldurup ters çevirmek gerek. Bu kapağın bir nevi mühürlenmesini sağlıyor. Ertesi gün soğuyunca tekrar kapağı yukarı gelecek şekilde çevirip saklayabilirsiniz. İyi kapanıp kapanmadığını anlamak için kapağın ortasına bastırın içine çöküyorsa iyi kapatılmamış demektir. 

KURUTULMUŞ PATLICAN
 Patlıcanları şeritli soyup tuzlu suya atıyoruz. Sonrasında dikine olacak şekilde 4 e bölüyoruz ve ortasından ipe asıyoruz. Bu kadar basit. Kuruduğu zamanı zaten anlayacaksınız. Tadı harika oluyor.

Bunun dışında bulgur, tarhana, un, tereyağı gibi severek tükettiğimiz her şeyi çevremizden sağlıyoruz. Yoğurdumuz sütçünün sütüyse yapılıyor. Slow food hareketi bu yüzden çok önemli çünkü anneden çocuğa aktarılmayan yerel lezzetler kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya. Özellikle bir çok çeşidi olan tarhana gibi yüzyıllar öncesinin hazır çorbasını artık daha az kişi yapıyor. Annem yıllarca kendi tarhanasını yapmıştı. Şimdiyse ben çocukluğunun geçtiği köye gidip akrabalarımızdan tarhananın yapılışını tekrar öğrenmek istiyorum. Hala istediğim zaman aynı temizlikte bulabilmeme rağmen sanki yapılışını öğrenmem gerekiyormuş gibi bir sorumluluk hissediyorum kendimde.

Slow food ile ilgili daha ayrıntılı bilgiyi http://www.slowfoodanadolu.com sitesinden alabilirsiniz. 
  

Pazar, Eylül 07, 2014

Badem Kreması


 Her ne kadar krema desek te orijinal tarifinde "Almond Butter" adıyla belirtildiği için ben de Türkçeye Badem kreması olarak çevirdim. Aslında hazırladığımız krema daha çok macunumsu bir yapıya daha çok benziyor. İçinde badem dışında hiç bir katkı maddesi olmamasından dolayı oldukça sağlıklı. Bu arada bademin faydalarından daha önce badem sütü tarifimde uzun uzun bahsettiğim için burada tekrar bahsetmeyeceğim. Bu macunun kullanım alanı hayal gücünüzle sınırlı. Pastalara, kurabiyelere, keklere koyabileceğiniz gibi içine kakao, keçiboynuzu tozu, bal, pekmez gibi katarak da atıştırmalık olarak kullanabilirsiniz.
Tarifine gelince;
Rondonuzun büyüklüğüne göre yeterli miktarda çiğ bademi rondonuzun haznesine koyun. Çok az koyarsanız haznenin duvarlarına yapışır, çok koyarsanız da parçalama süresi uzun olur. Her ne kadar doğru miktarda badem kullansanız dahi parçalama işlemine geçtikten sonra ara ara rondoyu durdurup bir spatula ile kenarlarını sıyırmanız gerekmekte. işin tek vakit alan kısmı budur. Bunun dışında toplam 20 - 25 dakika kadar aynı işlemi yaptıktan sonra bademin içindeki doğal ve müthiş besleyici yağın dışarı çıktığını göreceksiniz. Macun kıvamı alana kadar işlemi bir süre daha devam ettirin ve cam kavanoza alın. İşte Badem kremanız hazır :)

Badem Sütü


 Badem biranın yanında çerezlik olmasından çok daha fazla saygıyı hak edecek kadar besleyici bir kuruyemiş. Ülkemizde henüz fazla bilinmese de sağlıklı yaşam takipçileri yavaş yavaş bademin nimetlerinden değişik kullanım alanları ile faydalanmaya başladı. Artık pastanelerde badem unundan yapılmış kurabiyeler bile bulabiliyoruz.  Kızım Doğa anne sütü dışında ek gıdalara başladığında ben de hazır mamalara ve sütlere rakip sağlıklı alternatifler araştırmaya başladım. İlk uyguladığım ise badem sütüydü.
Bademde çinko, demir, kalsiyum, potasyum, E vitamini gibi mineraller ve vitaminler vardır. Ayrıca içerdiği Amigdalin maddesinin kansere karşı koruyucu olabileceği savulunuyor. Bununla birlikte Ko enzim Q 10 ve Omega 3 seviyesi çok yüksektir. Bu enzim ve yağ asidi kalp damar hastalıklarından kişiyi koruyor ve yaşlanmaya gidiş sürecini yavaşlatıyor. Bademi düzenli tüketmek kötü kolesterol olan LDL’yi  %6 ila %15 oranında düşürüyor. Badem zayıflamak isteyenler için ara öğünlerde alınabilecek muhteşem bir atıştırmalık. Kaliteli protein içermesi ve sağlıklı yağlardan dolayı zengin olması kişiyi uzun süre tok tutuyor.
Kızıma inek sütü vermediğimi duyanlar o zaman kalsiyumu nasıl alıyor diye soruyor. İşte badem sütü bizim kalsiyum kaynaklarımızdan birisi. Hem de yüzde yüz sağlıklı :)
 Badem sütünün tarifine gelince ;
 Öncelikle isteğe göre 1 ya da 2 çay bardağı bademi cam kavanozda boyunu geçecek kadar suda akşamdan bekletin. İlk denemede çok fazla yapmamanızı tavsiye ederim. Uzun süre dayanmadığı için arta kalanı buzdolabında en fazla 2 gün bekletebilirsiniz. Kavanoza koyduğumuz bademler en az 8 saat suda kalması gerekir. Bu sürenin sonunda şişmiş bademlerin yine isteğe göre kabuklarını çıkartabilirsiniz ( Ben daha önce çıkarmıyordum fakat bu denememde çıkarmaya karar verdim). Kabukları çıkmış bademlerin miktarına göre 1e 1.5 ölçü kadar su ile rondoya koyup çok ince bir hal alana kadar parçalayın. Koyduğunuz su bembeyaz olunca artık süzme vakti gelmiştir. İnce bir elekten tüm karışımı geçirin ve işte altta kalan beyaz su badem sütüdür. Üstteki beyaz kum gibi posasını da kurabiyelerde, çemen karışımında vs . kullanabilirsiniz. Badem sütünü ek gıdaya başlayan bebeklere muz gibi meyveleri daha yumuşatmak için de kullanabilirsiniz ya da direkt olarak içirebilirsiniz de . Çocuğunuzun yaşına göre keçiboynuzu tozu, soğuk sıkım keçiboynuzu pekmezi, kakao, bal gibi gıdalarla tatlandırabilirsiniz. Badem sütü sadece çocuklar için değil yetişkinler için de mükemmel bir kalsiyum kaynağıdır. Şimdiden afiyet olsun :)

Badem ile ilgili bilgiler için kaynak  : http://www.milliyet.com.tr/21-yuzyil-zayiflama-yiyecegi-badem--alternatiftip-1443349/